Flaş Haberler

Sahip Olduğumuz En Değerli Hazinelerimizden Deniz, Kıyı Ve Koylarımıza Sahip Çıkalım...

Anasayfa Haberler
Haberler
TÜRK-RUS BAYANLAR BİRLİKTE KUTLADI
Salı, 12 Ağustos 2008 18:14

Türk-Rus kadınlar Marina’da buluştu

Kemer Turizmci ve İş Adamları Derneği (KEMİAD) bünyesinde kurulan Türk Sanat Müziği korosu üyeleri, Dünya kadınlar gününü Rus misafirleriyle Kemer Türkiz Marina’da bulunan Navigatör Restoran’da eğlenerek kutladı


Bir süredir çalışmalarını sürdüren KEMİAD Türk Sanat Müziği Korosu gönüllüleri, Dünya Kadınlar Günü’nü Kemer Marina Navigatör Restoran’da eğlenerek kutladı.
Birlikte kutladıkları böylesine önemli güne, kendileri gibi bir süredir Koro çalışmalarına başlayan Kemer’de yaşayan Rus bayanları da davet eden KEMİAD TSM Koro üyeleri Rus dostlarıyla eğlenceli bir kutlama yaptı. Kemerli Rus bayanların bazı Türkçe şarkıları birlikte söylemeleri çok güzel bir tablo ortaya çıkardı.
KEMİAD Dernek Lokalinde bir süredir birlikte çalışan Türk ve Rus koro gönüllülerinin Dünya kadınlar günü gibi evrensel bir günü birlikte kutlamaları salonda çok sıcak görüntüler yaşanmasına neden oldu.
Dünya kadınlar günü gibi önemli bir günde rutin ve alışılmışın dışında her iki ülke kadınlarının kendi gönüllerince eğlenmesi, katılanlara unutulmaz bir gün yaşattı. İlk fırsatta böylesi samimi birlikteliği başka bir vesileyle tekrarlamayı dileyen Türk ve Rus bayanlar Marina Navigatör Restoran’dan neşe içinde ayrıldılar.

Son Güncelleme: Perşembe, 31 Mart 2011 08:56
 
TURİZM YOL AYRIMINDA
Administrator tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 30 Temmuz 2008 12:34

TÜRK TURİZMİ ARTIK BİR YOL AYRIMINA GELMİŞTİR

Turizmimiz özellikle son 15-20 yıllık süreçte çok önemli mesafeler aldı.
Yaşanan her türlü krize rağmen yıllık ortalama %10-15 arası büyüme ile bugün turizmde dünyanın en önemli ilk on ülkesi arasına girmiştir.Bu gelişme ve büyüme ne kadar sağlıklı ve verimlilik esaslıdır o konuda çok şey söylenebilir.Ancak gelinen noktada işlerin çokta sağlıklı ve verimli gitmediği aşikardır.Yılın 90-110 günlük bandına sıkışmış ve yılın önemli bir bölümünü son derece düşük rakamlarla satabilen turizm anlayışının artık sürdürülebilir olmadığını sağır sultan bile duymuştur.

Turizmimizde her şeye rağmen geldiğimiz noktada artık bir şeye karar vermemiz gerekiyor.Ya plansızca büyüyüp kendimizi Tunus,Mısır gibi ülkeler gibi yığın turizminin rüzgarına mı bırakacağız yada verimliliği esas alarak gelişmiş Avrupa ülkeleri gibi bilinçli,planlı bir büyümeyi mi hedefleyeceğiz.Bugün ülke turizmimiz bu yol ayrımına gelmiştir.

Tabii ki planlı programlı bir turizm sürdürülmesi zahmetli ve zor bir iştir.Bunun için öncelikle siyasi bir irade gerekmektedir.Önümüzdeki seçimler bu konuda bizleri pekte umutlandırmamıştır açıkçası,ancak her zaman umut etmek gerekmektedir.Dileriz yanılır önümüzdeki seçimler bu konuda bir sıçrama noktası olur.

Velhasıl Türk turizm bugün geldiği yol ayrımında bir tercih yapmalıdır.Bilinçsiz ve plansızca yapılan turizm artık duvara toslamak üzeredir.Zira artık yapılış şekliyle milyonlarca kişinin canını yakmaktadır.

Son Güncelleme: Perşembe, 10 Mart 2011 08:56
 
YILLARDIR BÖLGEMİZDE YAPILAN İNŞAAT ÇALIŞMALARINDA TURİST VE TURİZM HASSASİYETLERİNE GÖSTERİLMEYEN ÖNEM NEDENİYLE,İNŞAAT VE ALT YAPI ÇALIŞMALARI UYGULANAN ŞEKLİYLE MAALESEF TURİZMİMİZİN KANAYAN YARASI OLMAYA DEVAM ETMEKTEDİR.
Çarşamba, 30 Temmuz 2008 12:25

Turizm bölgelerinde ses,toz,görüntü ve çevre kirliğine karşı inşaat yasağı,yasal olarak 15 mayıs tarihlerinde başlıyor.Ancak bu tarihlerin turizm uygulamaları manasında çokta gerçekçi olmadığı tüm turizmciler tarafından bilinmektedir.

Diğer taraftan turizm bölgelerinde inşaat yasağı 15 mayısta başlıyor ancak Antalya’ya turist gelişleri yoğun olarak çoktan başlamış ( İçinde bulunduğumuz mart ayında İran’dan Nevruz döneminde Antalya’ya 240 bin civarında turist gelmiştir)ve nisan ayı başlarında ise daha da yoğunlaşmaktır.Avrupa ülkelerinin en önemli tatil günlerinden olan Paskalya inşaat yasağı başlamasından önce (nisan’ın ilk haftası) ve ardından Rusya’da mayıs başındaki tatil dönemi de inşaat yasağı başlama döneminden öncedir.Dolayısı ile halen sürmekte olan inşaat uygulamaları ile bu dönemlerde gelecek olan turistleri adeta yıllardır olduğu gibi cezalandırmış oluyoruz.Bu takvime Mısır,Tunus gibi ülkelerde yaşanan konjonktürel yansımalar da göz önüne alındığında 15 mayısın ve inşaat uygulamalarının ne kadar pahalıya mal olduğun ortaya çıkmaktadır.

Son Güncelleme: Perşembe, 07 Nisan 2011 14:49
Devamını oku...
 
KEMİAD' DAN DEĞERLENDİRME

2008 TURİZM SEZONU BAŞLARKEN GENEL DEĞERLENDİRME

Yine heyecan dolu düşüncelerle yeni bir turizm sezonuna başlarken sezon beklentileri olarak ne mutlu ki % 10 - 15 artış ve haziran ayından itibaren de oda doluluklarının oldukça yüksek olduğu görülmektedir.

Öte yandan,kış dönemi olarak bilinen beş aylık sürede bölge otellerimizin % 90’ının kapalı olması ve buna bağlı olarak bu dönemin turizm ekonomisi bakımından kötü geçmesi önümüzdeki sezonki beklentileri daha da arttırmaktadır.Ayrıca,gelecek kış dönemiyle ilgili yapılması gerekenler için şimdiden planlamalar yaparak gereken adımların atılması oldukça önem arz etmektedir.

Son Güncelleme: Perşembe, 10 Mart 2011 08:58
Devamını oku...
 
VİZE UYGULAMALARI,MAKSADINI AŞARAK VATANDAŞLARIMIZIN HAYSİYETİNİ YARALAYAN BİR TUTUMA DÖNÜŞMÜŞTÜR.

 

Vize konusunda yaşanan sıkıntılar artık tahammül sınırlarını aşarak onur kırıcı bir hale varmıştır.Son yıllarda giderek artan prosedürler,evraklar,parmak izi,vs gibi talepler ve yapılan harcamalar sonucu ortaya çıkan son durum yabancı konsolosluklar nezdinde adeta Türk vatandaşlarını küçük düşürme sistematiğine dönüşmüştür.Onca evrak,anlamsız birçok belge ve yapılan harcamalar çoğu kez keyfi şekilde red edilmekte ve herhangi bir izahat yapma gereği bile duyulmamaktadır.Çok saygın,itibar sahibi işadamı,turizmci,sanatçı ve vatandaşımızın konsolosluklarda muhatap olduğu ve içine itildikleri durum ibret vericidir.

Konsolosluklarda yaşanan ve yıllardır devam etmekte olan bu davranışlar kadar yetkililerimizin bu konudaki umursamazlığı ve duyarsızlığı artık vatandaşlarımızın sabrının taşması noktasına gelmiştir.

Yetlkililerimizin duyarsızlığını ortaya koyan tutum AB Komisyonu’nun Genişlemeden sorumlu temsilcisi Olli Rehn’in geçtğimiz günlerde yaptığı açıklamasıyla ortaya çıkmış ve herkesi hayrete düşürmüştür. Rehn yaptığı açıklamada ;Türkiye’deki geniş kesimlere vize muafiyeti getirmek, belirli gruplara uzun vadeli ve mükerrer giriş vizeleri sağlamak,vize için ibraz edilmesi gereken belgelerde kolaylıklar getirilmesi,vize harçlarını düşürülmesi yanısıra Türk vatandaşlarına bir çok avantaj getirecek olan Vize kolaylığı için defalarca girişim yapılması ve Ankara'yı cesaretlendirmemize karşın Türk hükümeti, bu yönde herhangi bir istek belirtmemiştir" demiştir.Yapılan bu açıklamaya henüz hiçbir yetkilimiz yalanlama veya açıklama yapmamıştır.Yetkililerimizin vize ve bazı konularda sahip olduğu imtiyazlar herhalde böylesine önemli bir sorunu görmelerine engel olmaktadır.

Gerek yabancı konsolosluklarda yapılan uygulamalar,gerekse yetkililerimizin bu konuda yıllardır devam eden duyarsız tutumları Türk insanını patlama noktasına getirmiştir.Keyfi,tutarsız ve hatalı bu uygulamaların belkide en talihsiz örneklerini turizm sektörü temsilcileri yaşamaktadır.Meslekleri gereği onlarca ülkeden binlerce turisti ağırlayan,ev sahipliği yapan,dolayısı ile onlarla dostluk,ticari,kurumsal,vs şekilde diyalog içerisine giren turizmciler vize zorlukları nedeniyle izah edilemez bir durumla karşı karşıya kalmakta ve önemli sıkıntılar yaşamaktadır.İçinde bulunduğumuz tanıtım ve fuarlar döneminde birçok faaliyet ve etkinlik çabaları maalesef vize konusunda yaşanılan ve izah edilemez zorluklar nedeniyle gereği gibi yapılamamaktadır.Son günlerde etkisini iyice hissettiren küresel kriz ve gidererek artan uluslar arası rekabet göz önüne alındığında yetkililerimizce pek ciddiye alınmayan vize zorluklarının önemi iyice ortaya çıkmaktadır.40-50 kadar sektörün can damarı olan turizm temsilcilerinin vize konusunda karşı karşıya kaldıkları durum sadece vize masrafları,onur kırıcı davranışlara muhatap olmak, gereken evrakları düzenlemek üzere harcanan zaman veya diğer masraflarla sınırlı değildir.Görülmesi gereken asıl temel sorun da,ülkemizin en dinamik sektörünün temsilcileri olan turizmcilerin bu tür tutumlarla önünün kesilmesi sorunudur.

Yabancı konsoloslukların herkesi potansiyel suçlu,ekonomik göç peşinde kişiler olarak görme davranışı yanı sıra yetkililerimizin de biran önce duyarsız tutumlarını terk etmesi gerekmektedir.Ortaya konulacak diyalog ve işbirliği ile Türk insanının hiç hak etmediği onur ve haysiyetini yaralayan bu tür vize uygulamaları sona erdirilmelidir.

Son Güncelleme: Perşembe, 31 Mart 2011 08:57